.jpg)
Şiirin çıplak ayaklarıyla
yüreğimde gezindiği bugünde
sözlerime
kirpiklerinden süzülen özlemin düştü.
Masamda;
yarım kalmış
adına adanmış
onlarca şiirden bir şiir:
“Buluttan atlarla beni semada dolaştıran aşkındır…..”
Yarim,
Yine binlerce hayalin beynime üşüştü.
Ne de uzun zaman geçmiş
“Sök şu yüreğine diktiğin aşk paratonerini
bırak kendini sevdama”
telkininin üzerinden.
İliklerime kadar sevdalıyım bugün.
İliklerime kadar senin.
Sessizliğin karanlığında yaşadığım kasaba.
Evim ıssızlığında sensizliğin.
Gözlerini gözlerime kilitleyip dinleyenim,
Bir bakışımdan duygularımı çözümleyenim
Yok.
Sen yoksun.
Şimdi tüm yollarım gölgene,anlamlar yüzüne dönüştü.
Dışarısı bahar,evimde hazandayım.
Ne düşte,ne gerçekte,tüm zamanların dışındayım.
Ve dudaklarımda bir nakaratım;
“Demetini tutan ellerin değilse senin
Nergisler bana neyi müjdeler?”
Özlemin yüreğimden,yüreğim bedenimden taşarken,
Dönüşün imkansızlığı mesken tutmuş,
Ve acılara düğümlenmişken bedenim,
Ne mümkündür artık kavuşmak?
Biliyorum.
Bana yine böyle bir şiiri yazmak,
Vuslatsız bir ayrılık düştü.